Make your own free website on Tripod.com

Üveit

glokomda halki bilgilendirme

Home

Doç. Dr. Halil Ateş

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları A.D.

Glokomda Halkı Bilgilendirme

 

Bu bölümün yazılması ve okunmasının en zor bölümlerden biri olduğunun farkındayım. Yazılması zor, çünkü bölümü okuyacak kişilerin bu bölümü neden okuyabilecekleri, buna neden gerek duyduklarını kavrayıp o heyecanı yakalamak zor. Okunması zor, çünkü okumaya başlamak zor, bildik “halkı eğitiniz” sonucunun çıkabileceği bir yazıyı okumanın ne yararı olabilir ki?

Ama “her akademik çalışmanın bir faydası vardır” teorisinin burada da işleyeceğine inanıyorum. Yazmanın bir heyecan, kelimelerin bir koku, sonucun da yeni ürünlerin çıkmasında yataklık yapacak bir başlangıç olacağı kanısındayım.

 

Tıp eğitimimizde ya da akademik yaşantımızda hep bir hasta ile karşılaştık, yani o muayene odamıza çıktı geldi. Bir bilmece gibi onu çözdük ve sende “şu hastalık var” dedik. Bu hastaların çoğunluğu belirli bir yakınması olduğu için muayene odamıza gelmişlerdi. Ya o yakınmaya yol açan nedeni bulduk veya rastlantı sonucu başka bir hastalık saptadık.

Konumuz glokom olduğuna göre bu konuyla ilgili olasılıklar kurgulayalım. Hepimiz biliriz ki glokom hastasının ya çok şikâyeti vardır veya hiç yoktur, yani iki uç bölge. Bu durum hem doktor hem de hastası açısından yanılmaya aday bir tablodur. Ağrısı olan hastanın önce nörologa gittiği ve migren tedavisi uygulandığı veya optik sinirinde ileri derecede glokomatöz hasar bulunan bir başkasının rastlantı sonucu yakın gözlük için bir doktora gittiğinde glokom tanısının konulduğuna hepimiz şahit olmuşuzdur.

Bu karmaşayı ve rastlantılara açık tanı koyma senaryolarını ortadan kaldırıcı yöntemleri bu bölümde tartışacağız.

 

İstatistikler


Kanıta dayalı tıbbın temel felsefesi, en olası durumu tarafsız ve uygun bir çalışma metoduyla kullanıcılara sunmak, onların kendi gerçeklerini oluştururken bir zemin hazırlamalarına olanak sunmaktır. Glokom sıklığı ile ilgili birçok çalışma hastalığın, dünya körlük nedenleri arasında önde gelenlerinden biri olduğunu göstermektedir.

Irk, yaş, miyopi, ailesinde glokom öyküsü olanlar, diyabetliler, hipertansiyonlular, kortizon tedavisinde olanlar, sigara içenler, başka bir göz hastalığı bulunanlar, soğuk elliler, bir damar hastalığı bulunanlar gibi risk faktörlerine sahip olanlar başta olmak üzere toplumun tüm bireylerini ilgilendiren bir sağlık sorunu olan glokom, 40-89 yaşları arasında  %1.2 oranında görülmektedir. Bu oran 80 yaşın üzerinde % 4.3’e çıkmakta, 40 yaşın altında ise %0.2’ye inmektedir. Her yıl glokom olma riskini %0.11 artırmaktadır.

İstatistiki veriler, glokom risk grubunun bilinçlendirilmesini, glokomu tespit edilenlerin de tedavi uygulanmasının kendilerinin iradesine bağlı olduğunu göstermektedir.

Bu bilgilendirmeyi kim, ne zaman ve nasıl yapacaktır?

 

 

 

Halkı bilinçlendirme kurumları


Halkın bilinçlendirilmesi glokomun varlığını bilen her kişi ve kurumun görevleri arasındadır. Bu konuda özel bir ihtisaslaşma gerekmez. Doktorlar, basın, ilaç firmaları, sağlık kurumları, eğitim kurumları, halk hizmet kurumları çeşitli yollar ile halkı bilinçlendirebilir. Ancak günümüzde her konuda olduğu gibi bir hastalığın halka tanıtılması amacıyla da çeşitli profesyonel kurumlar, dernekler kurulmuştur.

Burada hedef alınan iki kitle vardır. Bunlardan birincisi glokom hastalığından haberdar olmayan ve glokom hastalığı tanısı almamış geniş halk topluluğu, diğeri ise glokom hastalarıdır. Glokom hastalarının da hastalıkları hakkında bilgilendirilmesi doktorunun vereceği tedavileri doğru uygulamaları açısından gereklidir. Günümüzde “compliance”, tedaviye uyum, olarak tanımlanan ve hastalığın progresyonunu belirleyici en önemli etmenlerden biri olarak kabul edilen kavram da halkın bilinçlendirilmesi ile sağlanmaktadır.

Profesyonel kurumlar belirli bir alanda uzmanlaştıkları için daha yoğun, bilinçli bilgiyi halka sunmakta, kamuoyu oluşturmaktadırlar. Ülkemizde maalesef örneklerine rastlayamadığımız glokom destek üniteleri, batı ülkelerinde yaygın olarak bulunmaktadır.

The Glaucoma Research Foundation, Amerika Birleşik Devletleri’nde 1978 yılında kurulmuş,  glokom ile ilgili eğitim, halkı bilinçlendirme ve araştırmacıların çalışmalarına kaynak sağlayan derneklerden biridir. Bütçesi 50 milyon dolardır ve bağışlar ile kaynak oluşturmaktadır. Kar amacı gütmez. Halkı bilinçlendirme görevini üç şekilde yapmaktadır; basılı broşür, kitap, toplantılar ve internet. İnternet son zamanlarda en etkili yol olmuştur. http://www.glaucoma.org adresinden erişilebilen sitede, kuruluşun tüm aktiviteleri duyurulmakta, glokom hastalığı, tipleri ve tedavisi hakkında herkesin anlayabileceği bir dille yayım yapılmaktadır.

International Glaucoma Association merkezi İngiltere’de bulunan benzer bir kuruluştur (http://www.iga.org.uk).

Diğer benzer bir kuruluş da 1984 yılında Dr. Robert Ritch tarafından kurulan The Glaucoma Foundation dır (http://www.glaucomafoundation.org). Kuruluş, halkı bilinçlendirme çalışmaları yanı sıra oluşturduğu kaynaklar ile glokom çalışmalarına da destek vermektedir.

Glokom dernekleri de halkı bilinçlendirme çalışmaları yapmaktadır. American Glaucoma Society (http://www.glaucomaweb.org ) web sitesinden glokomu tanıtıcı bilgi vermektedir.

Ülkemizde az sayıdaki çalışmadan da söz etmekte yarar var. Türk Oftalmoloji Derneği Glokom Birimi’nce hazırlanmış bir web sayfası (http://www.tod-net.org) ve “Glokom Nedir” başlıklı broşürü ile halkı bilinçlendirmede öncü kuruluşlardan biri olmuştur. Ege Üniversitesi Göz Hastalıkları A.D.’da (http://med.ege.edu.tr/~ophthal) 1994 yılından bu yana glokom ile ilgili halktan gelen soruları “Danışma Hattı” başlığıyla internet aracılığı ile cevaplamayı sürdürmektedir. Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, hastalar için “Glokom Hastalığı (Göz Tansiyonu, Karasu)” adlı broşürü ile hastalığı tanıtmıştır.

Tüm bu örneklerden internetin halkı bilinçlendirmeye yönelik önemli bir işlerliği olduğu anlaşılmaktadır. Yine internet ortamında hastalar arasında kurulmuş ve birbirlerine destek olmayı ve glokom halk bilinçlendirmesine katkı sağlayan tartışma grupları da vardır. Yahoo ve MSN Groups sayfalarında bu amaçla kurulmuş 100’e yakın site mevcuttur.

 

Koruyucu hekimlik ve çalışma modelleri


Koruyucu hekimlik terminolojik olarak hastalık oluşmadan önlemlerinin alınması anlamında kullanılmaktadır. Ancak glokom açısından terimin buradaki kullanımı, erken tanı ve tedavi anlamındadır.

Erken tanı amacıyla iki metot geliştirilmiştir. Bunlardan ilki geniş halk kitlelerinin glokom muayenelerinin yapılmasıdır. İş-gücü kaybı, organizasyon büyüklüğü ve yüksek maddi kaynak gerektirmesi yöntemin başarısını güçleştirmektedir.

Diğer yöntem ise hedef kitleleri yukarıda saydığımız çeşitli yollar ile bilinçlendirerek, hastaların kendi istekleriyle çeşitli kurumlarda muayene olmasını sağlamaktır. Yöntemin avantajı, maddi kaynak gereksiniminin düşük olması ve iş-gücü dağılımının geniş olması nedeniyle büyük bir organizasyon gerektirmemesidir.

40-60 yaş grubuna basın, broşür, internet gibi kaynaklar ile bilgi aktarılmalı ve kendilerinin bir sağlık kuruluşuna başvurmaları sağlanmalıdır. 60 yaş üzerindeki kişiler içinse bire-bir tarama modelleri daha etkili sonuçlar vermektedir. Örneğin huzur evlerindeki insanların glokom açısından ön muayeneden geçirilmesi gibi.

Oftalmolog olarak bu tür organizasyonlardaki katkımız oldukça kapsamlıdır. Öncelikle bu tür bir organizasyonun gerekli olduğuna, kaynak ve zaman ayrılması gerekliliğini kendimiz anlamalı ve buna çalışma gruplarını inandırmalıyız. İnsanları korkutmadan hedef kişilerin bulunması için çalışma protokolleri hazırlamalıyız. Plansız yapılacak genel taramaların başarı şansının düşük olduğunu, kaynakların müsrifçe kullanımının destek kurumlarının motivasyonunu düşürdüğünü unutmamalıyız.

Enter supporting content here